Bedenimizin mesajı

Sponsorlar

 

asliorcan@gmail.com

İnsanın iç dünyası her zaman dışına yansır. Yani bizim gizlemek istediğimiz birçok hususta beden dilimiz bizi ele verir. Çünkü beden dilimizin çok az bir kısmını biz kontrol edebiliriz. Genelde bedenimiz olaylara bilinçaltımızdan gelen komutlarla tepki verir. O yüzden de beden dilimizin daha büyük bir kısmını yönetebilmemiz için bilinçaltımızı doğru kodlayabilmemiz gerekir. Şöyle bir baktığımızda sakin bir ruha, pozitif bir bakış açısına sahip insanların hareketleri ve konuşmaları da dingin olur. Sürekli stresli olan ve olumsuz düşünen insanların da bu gergin hali bedenlerine yansır. Ani ve sert hareketleri vardır, el ve kol hareketleri abartılıdır. Bu durum aynı zamanda kişinin ses tonuna ve konuşma tarzına da etki eder. Yüksek bir ses tonu ve hararetli bir konuşma şekli hakimdir. Sürekli bu şekilde olması aslında kişinin kendisine de yorgunluk veren bir durumdur. Bu bedenen değilse de ruhen kişiyi yorar. Kişinin iç dünyasını düzeltmesi, içsel sorunlarını ve çatışmalarını çözümlemesi gerekir. Buna da öncelikle düşünce ve duygularla başlanmalıdır. İnsanın düşüncelerinin etkisiyle duyguları oluşur. Duygu ve düşüncelerin ürünü olarak da davranışlar ortaya çıkar. Yani biz ne düşünür ve ne hissedersek bedenimiz de bunu yansıtır. Bu da süreklilik gösterdiğinde artık davranış haline gelerek zamanla kişiliğimizde kalıcı etkiler oluşturmaya başlar. Peki bu durum düzeltilebilir mi? Tabi ki evet. İnsan bunun için öncelikle bilinçaltının işleyiş şeklini bilmelidir. Doğru tekniklerle düşünce yapımızda olumlu anlamda değişiklikler oluşturabiliriz. Bu konuda devamlı şekilde çalışarak da kalıcı hale getirebiliriz. Şunu bilmeliyiz ki; hiçbir şey bir anda olmaz. İçimizdeki olumsuzluklar nasıl bir anda oluşmadıysa, bu durumun düzeltilmesi de elbette ki bir anda olmayacaktır. Değişim zamanla dış dünyamıza, hal ve tavırlarımıza yansıdıkça, emin olun bu uğraş bizim için anlam kazanmaya ve kolaylaşmaya başlayacaktır. Çünkü insanın yaptığı şeylerden olumlu sonuçlar almaya ihtiyacı vardır ve bu onu olumlu yönde güdüleyecektir. İşin özü; bizi asıl anlatan unsur, dil lisanımızdan ziyade hal lisanımızdır. İşte bu yüzden dışımıza çeki düzen vermenin yolu, önce içimize çeki düzen vermekten geçer. İnsanın gelişme potansiyelinin sınırsız olduğunu düşünürsek, değişiminin de ne kadar mümkün olduğunu daha rahat kavrayabiliriz. Düşünce her şeyi yöneten kısım olduğuna göre, biz de işe düşüncelerimizi yönetmeyi öğrenerek başlayalım. Onlar olumlu olsun ki; bedenimiz de olumlu mesajlar verebilsin!
Sağlıcakla ve farkındalıkla kalın.
asliorcan.com.tr